Akran zorbalığı, bir veya birden fazla kişinin, kendilerinden daha zayıf veya savunmasız gördükleri bir kişiye karşı kasıtlı ve sürekli olarak zarar verici davranışlarda bulunmasıdır. Bir çatışmanın zorbalık sayılabilmesi için ortada bir güç dengesizliği olması ve zarar verme niyetinin tekrarlanması gerekir (Olweus, 1993). Ergenlik döneminde gençler, bir gruba ait olma ve sosyal statü kazanma ihtiyacını yoğun şekilde hissederler. Kimi zaman bu onaylanma ihtiyacı, gruptaki diğer bir genci dışlama veya ezme davranışına dönüşür.
Zorbalık sadece fiziksel şiddet içermez. İsim takma, alay etme, söylenti çıkarma, gruptan dışlama veya dijital ortamlarda rahatsız edici mesajlar gönderme günümüzde çok daha yaygın karşılaşılan zorbalık türleridir (Hinduja ve Patchin, 2010). Özellikle siber zorbalık, gencin evinde bile güvende hissetmesini engeller.
Zorbalığa maruz kalan ergen, yaşadıklarını genellikle ailesinden veya öğretmenlerinden gizler. Sessizliğin temelinde utanç duygusu, zayıf görünme korkusu veya şikayet ederse olayların daha da büyüyeceği endişesi yatar. Genç, dışlanmayı kendi suçu olarak görmeye başlar. Yaşananlar zamanla gencin okula gitmek istememesine, akademik başarısının düşmesine, uyku sorunlarına ve derin bir mutsuzluğa sürüklenmesine yol açar. Kendine olan saygısı zedelenen genç, çevresine karşı tamamen içine kapanarak sosyal izolasyona girer.
Ergen Danışmanlığında Akran Zorbalığı ile Çalışmak
Ergen danışmanlığında zorbalıkla çalışırken atılan ilk adım, gence koşulsuz kabul gördüğü ve güvende hissettiği bir alan sunmaktır. Yaşananların gencin kendi hatası veya eksikliği olmadığı vurgulanır. Terapötik süreç, gencin hissettiği utanç ve suçluluk duygularını ortadan kaldırmayı hedefler. Genç, iç dünyasında biriktirdiği öfkeyi, korkuyu ve çaresizliği uzman eşliğinde güvenle dışa vurur (Rigby, 2002).
Sürecin ilerleyen aşamalarında, gencin olayları değerlendirme biçimi yeniden yapılandırılır. Zorbalığa uğramanın kişinin kendi değerini belirlemediği, zorbalık yapan kişilerin aslında kendi içsel sorunlarını veya onaylanma ihtiyaçlarını başkalarını ezerek gidermeye çalıştıkları gösterilir. Gencin zihnindeki yetersizlik inancı, güvendeyim ve değerliyim inancıyla değiştirilir (Beck, 2011).
Danışmanlık süreci aynı zamanda gence pratik baş etme becerileri kazandırır. Hayır diyebilme, sınır çizebilme, haksızlığa uğradığında kendini sağlıklı bir dille ifade edebilme becerileri çalışılır. Gencin duruşu, ses tonu ve iletişim tarzı güçlendirilir. Güvenli arkadaşlar bulması ve sağlıklı sosyal ağlar kurması desteklenir. Eğer gencin fiziksel veya ruhsal bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehdit varsa, okul yönetimi ve aile sürece dahil edilerek güvenlik çemberi oluşturulur. Genç, kendi içsel gücünü yeniden keşfederek okul hayatına ve sosyal yaşamına çok daha dirençli bir şekilde döner.
Kaynaklar
Beck, J. S. (2011). Cognitive behavior therapy: Basics and beyond. Guilford Press.
Hinduja, S., & Patchin, J. W. (2010). Bullying, cyberbullying, and suicide. Archives of Suicide Research, 14(3), 206-221.
Olweus, D. (1993). Bullying at school: What we know and what we can do. Blackwell Publishing.
Rigby, K. (2002). New perspectives on bullying. Jessica Kingsley Publishers.