Aynaya bakmak, beden algısı sorunları yaşayan ergenler ve yetişkinler için sıradan bir eylemden ziyade zorlu ve yorucu bir yüzleşmedir. Birey, fiziksel görünümündeki ufak bir kusuru zihninde devasa boyutlara taşıyarak tüm yaşamını bu odak noktası etrafında şekillendirmeye başlar (Cash ve Smolak, 2011). Günümüzde sosyal medyanın dayattığı ulaşılmaz güzellik standartları ve filtreli gerçeklikler, kişilerin kendi doğal bedenlerine tamamen yabancılaşmasına yol açar.
Ergenlik dönemi, bedenin hızla değiştiği ve dışarıdan gelen onayın hayati önem taşıdığı bir evredir. Gençler, akranlarının yorumlarından veya dijital dünyadaki trendlerden yoğun şekilde etkilenerek bedenlerinden utanma, saklanma eğilimi gösterirler. Yetişkinlikte ise yaşlanma belirtileri, kilo değişimleri veya toplumsal statü beklentileri, kişinin kendi bedenine karşı acımasız bir eleştirmen olmasına zemin hazırlar (Grogan, 2016). Kusurlu olduğuna inanan kişi, fotoğraf çekilmekten kaçınır, sosyal ortamlara girmekten çekinir, bol kıyafetler giyerek hatlarını gizlemeye çalışır veya ayna karşısında saatler harcayarak kusurlarını kamufle etmenin yollarını arar. Görünümle ilgili bitmek bilmeyen bu kaygı, yaşam kalitesini aşağı çeker, ilişkileri zedeler ve kişinin potansiyelini gerçekleştirmesine engel olur.
Psikolojik Danışmanlıkta Beden Algısıyla Çalışmak
Psikolojik danışmanlık sürecinde amaç, kusursuz bir fiziksel görünüm yaratma çabası yerine, bedeni olduğu gibi kabullenme becerisini geliştirmektir. Bireyin zihnindeki "güzel", "çirkin" veya "yetersiz" gibi katı etiketler masaya yatırılır. Bilişsel davranışçı yaklaşımlar çerçevesinde, kişinin aynaya baktığında bütünü kaçırıp sadece o inandığı kusura odaklanmasına neden olan seçici dikkat hataları düzeltilir (Cash, 2008). Kişi, bedenin sadece dışarıya sergilenen bir vitrin olmaktan çıkıp, yaşamı deneyimlemeyi sağlayan, nefes alan ve hareket eden işlevsel bir araç olduğunu yeniden fark eder.
Sürecin daha derin psikodinamik boyutunda, bedene yöneltilen öfkenin veya beğenmemezliğin altındaki asıl duygusal ihtiyaçlar araştırılır (Gabbard, 2014). Çoğu zaman kişinin kendi bedeniyle kavgası; aslında sevilme, onaylanma veya hayatının kontrolünü elinde tutma arzusunun somutlaşmış halidir. Geçmişte yaşanan akran zorbalıkları, ebeveynlerin görünüm odaklı sert eleştirileri veya genel yetersizlik hisleri güvenli bir ortamda işlenir. Danışan, dış görünüşü ile kişisel değeri arasındaki zararlı bağı koparmayı öğrenir. Seanslar ilerledikçe bedenle girilen bu savaş yerini şefkatli bir kabule bırakır ve birey sosyal hayatına çok daha özgüvenli, huzurlu bir şekilde katılır.
Kaynaklar
Cash, T. F. (2008). The body image workbook: An eight-step program for learning to like your looks. New Harbinger Publications.
Cash, T. F., & Smolak, L. (Eds.). (2011). Body image: A handbook of science, practice, and prevention. Guilford Press.
Gabbard, G. O. (2014). Psychodynamic psychiatry in clinical practice. American Psychiatric Publishing.
Grogan, S. (2016). Body image: Understanding body dissatisfaction in men, women and children. Routledge.