Ergenlik dönemi, bireyin sınırlarını test ettiği, yenilik arayışının ve bağımsızlaşma çabasının en yoğun yaşandığı gelişimsel bir evredir. Gençler, eylemlerinin uzun vadeli sonuçlarını hesaplamak yerine, anlık haz ve ödüle odaklanma eğilimi gösterirler (Arnett, 1992). Dürtüsellik, içten gelen uyaranları veya istekleri filtrelemeden doğrudan eyleme dökme hali olarak tanımlanır. Risk alma davranışları ise tehlike barındıran ancak gence sosyal statü, heyecan veya akran onayı sağlama potansiyeli taşıyan eylemleri kapsar. Hızlı araç kullanma, zararlı madde denemeleri, okul kurallarını ihlal etme veya tehlikeli fiziksel aktivitelerde bulunma gibi durumlar sık karşılaşılan riskli davranışlar arasında yer alır.
Akran gruplarının etkisi, dürtüsel kararları doğrudan hızlandırma gücüne sahiptir. Genç, tek başınayken almaktan kaçınacağı bir riski, arkadaşlarının yanında onaylanma ve gruba ait olma arzusuyla kolayca alabilir (Gardner ve Steinberg, 2005). Aidiyet ihtiyacı, tehlikenin boyutlarını göz ardı etmeye ve anın getirdiği coşkuya kapılmaya zemin hazırlar. Genç, "Bana bir şey olmaz" veya "Herkes yapıyor" şeklindeki kişisel efsanelerle kendi davranışlarını meşrulaştırma yoluna gider.
Ebeveynler, yaşanan krizleri genellikle kasıtlı bir isyan veya sorumsuzluk şeklinde yorumlama eğilimindedir. Ortaya çıkan iletişim kopuklukları, gencin ailesinden daha da uzaklaşarak riskli gruplara yönelmesine sebep olabilir. Hataların telafi edilemez sonuçlar doğurma ihtimali, aile sisteminde yoğun bir kaygı, aşırı kontrol çabası ve sürekli bir çatışma ortamı yaratır. Aşırı kontrol ve baskı, gencin dürtülerini yatıştırmaktan ziyade, risk alma davranışlarını daha gizli ve tehlikeli bir boyutta sürdürmesine yol açabilir.
Ergen Danışmanlığında Dürtüsellik ve Risk Alma ile Çalışmak
Psikolojik danışmanlık sürecinde temel hedef, gencin yenilik arayışını ve heyecan ihtiyacını tamamen yok etmek yerine, söz konusu enerjiyi daha güvenli alanlara kanalize etmesini sağlamaktır. Seans odası, gence nasihat verilen bir otorite merkezi olmaktan sıyrılarak, davranışların olası sonuçlarının yargılanmadan değerlendirildiği bir keşif alanı işlevi görür.
Bilişsel davranışçı yaklaşımlar çerçevesinde, gencin bir eyleme geçmeden hemen önceki düşünce süreçleri yavaşlatılarak incelenir. Dürtü ile eylem arasına bir "düşünme molası" yerleştirilmesi hedeflenir (Barkley, 2012). Genç, anlık hazzın getireceği fayda ile uzun vadede ortaya çıkacak potansiyel zararları kıyaslama becerisi geliştirir. Dürtü geldiğinde hemen harekete geçmek yerine, durmayı, alternatifleri gözden geçirmeyi ve daha işlevsel kararlar almayı öğrenir.
Sürecin bir diğer ayağında, gencin heyecan ve aidiyet ihtiyaçlarını karşılayabileceği sağlıklı alternatifler planlanır. Spor, sanat, doğa etkinlikleri veya liderlik gerektiren güvenli sosyal faaliyetler, risk alma ihtiyacını yapıcı bir zemine taşır. Aynı zamanda aile danışmanlığı kapsamında ebeveynlere rehberlik edilir. Ailenin cezalandırıcı bir dil kullanmaktan uzaklaşarak, gencin gelişimsel ihtiyaçlarını anlayan ancak net, tutarlı ve koruyucu sınırlar çizen bir tutum sergilemesi desteklenir (Romer, 2010). Yürütülen ortak çalışmalar sonucunda genç, kendi içsel hızını yönetebilen, sonuçları öngörebilen ve sağlıklı kararlar alma kapasitesine sahip bir bireye dönüşür.
Kaynaklar
Arnett, J. J. (1992). Reckless behavior in adolescence: A developmental perspective. Developmental Review, 12(4), 339-373.
Barkley, R. A. (2012). Executive functions: What they are, how they work, and why they evolved. Guilford Press.
Gardner, M., & Steinberg, L. (2005). Peer influence on risk taking, risk preference, and risky decision making in adolescence and adulthood: An experimental study. Developmental Psychology, 41(4), 625-635.
Romer, D. (2010). Adolescent risk taking, impulsivity, and brain development: Implications for prevention. Developmental Psychobiology, 52(3), 263-276.