Ergen DanışmanlığıYetişkin DanışmanlığıSon Güncelleme: 13.08.2026

Erteleme Davranışı ve Zaman Yönetimi

Erteleme davranışı, bireyin yapması gereken görevleri, doğuracağı olumsuz sonuçları bilmesine rağmen sürekli olarak ileri bir tarihe atması halidir. Toplumda genellikle tembellik veya zaman yönetimi beceriksizliği şeklinde yorumlanan erteleme davranışı, aslında duygu düzenleme zorluklarıyla doğrudan bağlantılı bir kaçınma stratejisi işlevi görür (Sirois ve Pychyl, 2013). Birey, zor, sıkıcı veya kaygı verici bulduğu bir görevle yüzleşmek yerine, anlık rahatlama sağlayan etkinliklere yönelme eğilimi gösterir.

Yetişkinlik yıllarında erteleme; iş hayatındaki yoğun beklentiler, mükemmeliyetçilik baskısı veya başarısızlık korkusu sonucunda ortaya çıkma potansiyeli taşır. Yetişkin birey, bir projeye başlamadan önce kusursuz bir plan yapmayı bekleyerek harekete geçmeyi erteler. Ertelenen görevler biriktikçe hissedilen suçluluk ve yetersizlik duyguları artar. Yaşanan içsel baskı, göreve başlamayı daha da zorlaştırarak bireyi kronik bir stres ve tükenmişlik döngüsünün içine hapseder (Burka ve Yuen, 2008).

Ergenlik döneminde tablo, akademik sorumluluklar ve akran rekabeti ekseninde şekillenir. Sınav kaygısı yaşayan veya ebeveynlerinin beklentilerini karşılayamama endişesi taşıyan genç, ders çalışmak yerine dijital dünyanın sunduğu anlık hazlara sığınma eğilimi gösterir (Steel, 2007). Sosyal medyada gezinmek veya oyun oynamak, gence kısa süreli bir kaçış alanı yaratır. Yaklaşan teslim tarihleri ve sınavlar ise yaşanan kaygıyı katlayarak büyütür. Ebeveynlerin sergilediği eleştirel tutum, gencin kendine duyduğu güveni zedeleyerek erteleme davranışını daha da derinleştirme ihtimali barındırır.

Psikolojik Danışmanlıkta Erteleme ve Zaman Yönetimiyle Çalışmak

Psikolojik danışmanlık sürecinde temel hedef, erteleme davranışını iradi bir kusur olarak değerlendirmekten uzaklaşıp, tablonun altındaki duygusal engelleri anlamlandırmaktır. Sadece yapılacaklar listesi hazırlamak, erteleme döngüsünü kırmak için genellikle yetersiz kalır. Seanslarda, göreve başlama anında zihinde beliren felaketleştirici düşünceler ve yoğun kaygı hissi şefkatle incelenir. Bireyin zihnindeki mükemmeliyetçi beklentiler, daha esnek ve ulaşılabilir hedeflere dönüştürülür (Beck, 2011). Hata yapmanın veya eksik üretmenin, öğrenme sürecinin doğal bir parçası olduğu vurgulanır.

Bilişsel esnemenin yanı sıra, zamanı etkili yönetmeyi sağlayacak davranışsal stratejiler de sürece dahil edilir. Göz korkutan büyük görevler, küçük ve yönetilebilir parçalara bölünerek eyleme geçme eşiği düşürülür. Beş dakika kuralı veya aralıklı çalışma teknikleri gibi pratik yöntemler, ergen ve yetişkin danışanların başlangıç kaygısını aşmalarına yardımcı olur. Birey, görevlerini ertelediğinde kendine yönelttiği acımasız eleştirileri şefkatli bir iç sesle değiştirmeyi öğrenir. Yürütülen ortak çalışmalar sonucunda kişi, zamanın kontrolünü eline alarak, sorumluluklarını kaygıya teslim olmadan yerine getirme kapasitesi geliştirir.

Kaynaklar

Beck, J. S. (2011). Cognitive behavior therapy: Basics and beyond. Guilford Press.

Burka, J. B., & Yuen, L. M. (2008). Procrastination: Why you do it, what to do about it now. Da Capo Lifelong Books.

Sirois, F., & Pychyl, T. (2013). Procrastination and the priority of short-term mood regulation: Consequences for future self. Social and Personality and Psychology Compass, 7(2), 115-127.

Steel, P. (2007). The nature of procrastination: A meta-analytic and theoretical review of quintessential self-regulatory failure. Psychological Bulletin, 133(1), 65-94.