Ergen DanışmanlığıSon Güncelleme: 13.08.2026

Kendine Zarar Verme Düşünceleri / Davranışları

Ergenlik dönemi, bireyin yoğun duygusal dalgalanmalar yaşadığı ve içsel dünyasını anlamlandırma çabası içine girdiği karmaşık bir gelişim evresini temsil eder. Kendine zarar verme düşünceleri ve davranışları, temelde gencin başa çıkmakta zorlandığı derin ruhsal acıyı, bedensel bir acıya dönüştürerek yatıştırma arayışı şeklinde karşımıza çıkma eğilimi gösterir (Nock, 2010). Birey, iç dünyasında kopan fırtınaları kelimelere dökmekte zorluk yaşadığında, bedeni somut bir ifade aracı olarak kullanma yolunu seçebilir. Söz konusu eylem, çevredekilerin ilgisini çekme çabasından ziyade, dayanılmaz hale gelen duygusal yükü hafifletme ve bir anlık uyuşma sağlama işlevi görme potansiyeli taşır (Gratz, 2003).

Gençler, hissettikleri yoğun utanç, suçluluk veya öfke duygularını bedensel yollarla dışa vurarak zihinsel bir kontrol sağlama yanılgısına düşme ihtimali barındırırlar. Eylemin hemen ardından kısa süreli bir rahatlama hissi gelse de, hemen peşinden yoğun bir pişmanlık ve utanç döngüsü tabloya eklenir (Klonsky, 2007). Yaşanan utanç, gencin eylemlerini ailesinden ve akranlarından gizlemesine zemin hazırlar. Aile üyeleri durumu fark ettiklerinde genellikle büyük bir şaşkınlık, korku ve hayal kırıklığı yaşama eğilimindedirler. Ebeveynlerin sert tepkiler vermesi veya suçlayıcı bir iletişim dili tercih etmesi, gencin anlaşılamama hissini derinleştirerek mevcut duygusal yükü daha da ağırlaştırma riski taşır.

Ergen Danışmanlığında Kendine Zarar Verme Davranışlarıyla Çalışmak

Psikolojik danışmanlık sürecinde temel amaç, davranışı aniden durdurmaya odaklanmaktan ziyade, eylemin altında yatan derin duygusal ihtiyacı şefkatle anlamlandırmaktır. Seans odası, gencin yargılanma kaygısından tamamen arınmış bir şekilde iç dünyasındaki karmaşık duyguları özgürce ifade edebileceği güvenli bir liman işlevi görür (Linehan, 1993). Terapötik süreçte, bedene zarar verme eyleminin yerine geçebilecek daha sağlıklı ve yapıcı duygu düzenleme stratejileri geliştirilir. Genç, hissettiği yoğun acıyla şefkatle temas kurarak, duygularını isimlendirme ve kelimeler aracılığıyla dışa vurma becerisi kazanır.

Bilişsel müdahalelerle, gencin kendi bedenine ve ruhuna yönelik acımasız eleştirileri, kendini kabul ve şefkat diline dönüştürülür. Nefes egzersizleri, topraklanma teknikleri ve dikkati yönlendirme pratikleri, dürtülerin yoğunlaştığı anlarda gencin psikolojik dayanıklılığını artırıcı bir rol oynar. Aile danışmanlığı kapsamında ebeveynlere, karşılaştıkları tablonun bir yardım çağrısı olduğu şefkatle aktarılır (Walsh, 2006). Ailenin, genci cezalandırmaktan veya aşırı kontrol etmekten uzaklaşarak, ev içinde kapsayıcı ve destekleyici bir iletişim zemini kurmaları desteklenir. Yürütülen bütüncül çalışmalar sonucunda ergen, duygusal fırtınaları kendi bedenine zarar vermeden, sağlıklı baş etme yöntemleriyle şefkatle yönetme kapasitesi geliştirir.

Kaynaklar

Gratz, K. L. (2003). Risk factors for and functions of deliberate self-harm: An empirical and conceptual review. Clinical Psychology: Science and Practice, 10(2), 192-205.

Klonsky, E. D. (2007). The functions of deliberate self-injury: A review of the evidence. Clinical Psychology Review, 27(2), 226-239.

Linehan, M. M. (1993). Cognitive-behavioral treatment of borderline personality disorder. Guilford press.

Nock, M. K. (2010). Self-injury. Annual Review of Clinical Psychology, 6, 339-363.

Walsh, B. W. (2006). Treating self-injury: A practical guide. Guilford Press.