Yetişkin DanışmanlığıSon Güncelleme: 13.08.2026

Psikosomatik Rahatsızlıklar

Psikosomatik rahatsızlıklar; zihinsel ve duygusal süreçlerin, bedende kronik ağrılar, mide-bağırsak problemleri, migren veya cilt döküntüleri gibi somut fiziksel belirtiler (semptomlar) aracılığıyla kendini göstermesi tablosudur (Alexander, 1950). Bireyin iç dünyasında yaşadığı yoğun stres, çözülememiş çatışmalar veya ifade edilmesine izin verilmeyen öfke, üzüntü ve kaygı gibi duygular yok olmaz; zihnin taşıyamadığı bu yük, bedenin bir ifade aracı olarak kullanılmasıyla fiziksel bir dile dönüşür. Beden, tabiri caizse zihnin kelimelere dökemediği acıyı üstlenerek sessiz bir yardım çağrısında bulunur.

Yetişkinlik döneminde bu durumu yaşayan bireyler, genellikle fiziksel acılarının kaynağını bulmak amacıyla uzun ve yorucu tıbbi süreçlerden geçerler. Yapılan testlerin ve tahlillerin temiz çıkması, başlangıçta rahatlatıcı gibi görünse de zamanla bireyde "Kimse beni anlamıyor", "Hastalığım bulunamıyor" veya "Bana numara yapıyormuşum gibi davranıyorlar" şeklinde derin bir hayal kırıklığı ve çaresizlik yaratır (Lipowski, 1988). Gerçekte hissedilen ve oldukça somut olan bu bedensel acının çevresi tarafından "Sadece stresten ibaret" denilerek küçümsenmesi, kişinin anlaşılma ihtiyacını zedeler. Artan bu anlaşılamama hissi ve sağlık kaygısı, paradoksal bir şekilde sinir sistemindeki gerginliği daha da artırarak fiziksel belirtilerin şiddetlenmesine zemin hazırlayan yıpratıcı bir kısır döngü yaratır.

Psikolojik Danışmanlıkta Psikosomatik Rahatsızlıklarla Çalışmak

Psikolojik danışmanlık sürecinde temel hedef, danışanın hissettiği fiziksel acıyı reddetmek veya "Bunların hepsi senin kafanda" diyerek küçümsemek değil; bedenin vermeye çalıştığı mesajı şefkatle okuyabilmek ve zihin ile beden arasındaki kopmuş bağı yeniden inşa etmektir. Seans odasında öncelikle, danışanın yaşadığı tıbbi belirsizliklerin ve yorgunluğun getirdiği hayal kırıklığı yargısızca dinlenir ve güvende hissedebileceği bir alan yaratılır.

Terapötik sürecin merkezinde, bireyin kendi duygularını tanıma ve ifade etme becerisinin (duygusal okuryazarlığın) geliştirilmesi yer alır (Taylor, Bagby ve Parker, 1997). Birey, hissettiği öfkeyi, yası veya kaygıyı bastırmak yerine bu duyguları kelimelere dökmeyi öğrendikçe, bedenin bu duyguları "somutlaştırma" ihtiyacı yavaş yavaş azalır. Gevşeme egzersizleri, nefes teknikleri ve bedensel farkındalık çalışmaları aracılığıyla, kronik alarm durumunda olan sinir sisteminin yatışması desteklenir (van der Kolk, 2014). Yürütülen bütüncül çalışmalar sonucunda yetişkin; bedeniyle bir savaş halinde olmaktan çıkarak onu şefkatle dinlemeyi öğrenir, duygularını bastırmadan güvenle ifade edebilir ve zihin-beden bütünlüğünün sağlandığı çok daha sağlıklı bir yaşam dengesi kurma kapasitesi geliştirir.

Kaynaklar

Alexander, F. (1950). Psychosomatic medicine: Its principles and applications. W. W. Norton & Company.

Lipowski, Z. J. (1988). Somatization: the concept and its clinical application. American Journal of Psychiatry, 145(11), 1358-1368.

Taylor, G. J., Bagby, R. M., & Parker, J. D. (1997). Disorders of affect regulation: Alexithymia in medical and psychiatric illness. Cambridge University Press.

van der Kolk, B. A. (2014). The body keeps the score: Brain, mind, and body in the healing of trauma. Viking.