Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), bireyin yaşamını veya fiziksel bütünlüğünü tehdit eden (doğal afetler, kazalar, fiziksel/cinsel saldırı, ani kayıplar) yıkıcı bir olaya doğrudan maruz kalması veya şahit olması sonucunda gelişen karmaşık bir nörobiyolojik ve psikolojik tablodur (American Psychiatric Association, 2013). Travma anında beynin tehlikeyi işleyen merkezi (amigdala) aşırı uyarılırken, anıları zaman ve mekan bağlamında sıralayan hipokampus ve mantıklı düşünmeyi sağlayan prefrontal korteks devre dışı kalır. Bu nedenle travmatik anı, geçmişte yaşanmış bitmiş bir öykü olarak değil; sesler, kokular veya bedensel duyumlar şeklinde parçalanmış ve "şu an yeniden yaşanıyormuş" gibi canlı bir tehdit olarak zihne kazınır (van der Kolk, 2014).
Yetişkinlik döneminde bu tablo; tetikleyici uyaranlarla karşılaşıldığında yaşanan şiddetli geçmişe dönüşler (flashback), kabuslar, duygusal uyuşukluk (numbing) ve kronik bir "tetikte olma" (hipervijilans) haliyle kendini gösterir. Birey, travmayı hatırlatacak her türlü mekandan, kişiden veya düşünceden uzak durmaya çalışarak yoğun bir kaçınma (avoidance) döngüsüne girer. Ergenlik döneminde ise TSSB; ani öfke patlamaları, riskli davranışlara yönelme (madde kullanımı, hız yapma vb.), okul başarısında ani düşüşler ve geleceğe dair umutsuzluk (kısa bir yaşam beklentisi) şeklinde karşımıza çıkabilir. Genç, taşıyamadığı bu ağır duygusal yükü ya tamamen içine kapanarak ya da otoriteyle şiddetli çatışmalara girerek dışa vurma eğilimi gösterir. Her iki dönemde de birey, dünyanın güvenilmez bir yer olduğu ve kendisinin tehlike anında çaresiz bırakıldığı inancına hapsolarak, yakın ilişkilerinden ve yaşama sevincinden giderek uzaklaşır (Foa vd., 2007).
Psikolojik Danışmanlıkta TSSB ile Çalışmak
Psikolojik danışmanlık sürecinde temel hedef, travmatik anıyı zihinden tamamen silmek veya "hiç yaşanmamış" gibi davranmak değil; anının parçalanmış duygusal ve bedensel yükünü işleyerek onu "geçmişe" ait bir otobiyografik anı olarak yeniden bütünleştirmektir. Seans odasında, travmayla hemen yüzleşmek yerine, öncelikle bireyin sinir sistemini yatıştırabileceği nefes, topraklanma (grounding) ve güvenli yer egzersizleriyle sağlam bir "stabilizasyon" (güvenlik) aşaması inşa edilir (Herman, 1992). Bireyin bedeninde ve şimdiki zamanda güvende hissetme kapasitesi artırılmadan travma işleme (yüzleşme) aşamasına geçilmez.
Bilişsel ve travma odaklı müdahaleler aracılığıyla, bireyin travma sonrası geliştirdiği "Dünya çok tehlikeli", "Kimseye güvenilmez" veya "Olanlar benim suçumdu" şeklindeki yıkıcı ve suçluluk barındıran düşünce kalıpları şefkatle esnetilir. Ergenlerle çalışırken (örneğin Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi), ailenin de sürece dahil edilmesi, gence güvenli bir ev ortamı sunulması ve kriz anlarında ebeveynlerin doğru duygu düzenleme (regülasyon) desteği sağlaması kritik bir önem taşır (Cohen vd., 2006). Kaçınma davranışlarının kademeli olarak kırılmasıyla beyin, şimdiki zamandaki tetikleyicilerin artık "tehlikeli" olmadığını yeniden öğrenir. Yürütülen bütüncül çalışmalar sonucunda birey; travmanın karanlık gölgesinden çıkarak, geçmişin yükünü bugünün ilişkilerine taşımayan, bedeninde yeniden güvende hissedebilen ve "travma sonrası büyüme" (post-traumatic growth) kapasitesiyle hayata çok daha esnek, dayanıklı ve anlamlı bir şekilde tutunabilen bir yapıya kavuşur.
Kaynaklar
American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). American Psychiatric Publishing.
Cohen, J. A., Mannarino, A. P., & Deblinger, E. (2006). Treating trauma and traumatic grief in children and adolescents. Guilford press.
Foa, E. B., Hembree, E. A., & Rothbaum, B. O. (2007). Prolonged exposure therapy for PTSD: Emotional processing of traumatic experiences therapist guide. Oxford University Press.
Herman, J. L. (1992). Trauma and recovery: The aftermath of violence-from domestic abuse to political terror. Basic Books.
van der Kolk, B. A. (2014). The body keeps the score: Brain, mind, and body in the healing of trauma. Viking.