Vajinismus, kadının cinsel birleşme (penetrasyon) beklentisi karşısında pelvik taban kaslarının (özellikle pubokoksigeus kası) istemsizce ve şiddetle kasılması sonucu, ilişkinin ağrılı veya imkansız hale gelmesi tablosudur (Crowley, Goldmeier ve Hiller, 2009). Temelinde kadının partnerini bilinçli olarak "reddetmesi" veya "isteksizliği" değil; zihnin cinsel birleşmeyi fiziksel veya duygusal bir "tehdit" olarak algılaması yatar. Zihin bu tehdit alarmını verdiğinde, beden otomatik bir savunmaya geçerek adeta görünmez bir duvar örer. Bu durum, yıkıcı bir "korku-gerginlik-ağrı" (fear-tension-pain) döngüsünü tetikler: Birey acı çekeceğinden korkar, bu korku pelvik kasları şiddetle kasar, kasılan kaslar müdahale anında gerçekten fiziksel bir acı yaratır ve yaşanan bu acı beynin "cinsellik tehlikelidir" inancını doğrulayarak korkuyu daha da kemikleştirir.
Çift ve aile sistemleri açısından bakıldığında vajinismus, sadece kadının bedensel bir problemi değil; bütünüyle "ilişkinin" meselesidir. Kadın, "Eksik miyim?", "Asla gerçek bir eş olamayacağım" gibi derin bir suçluluk ve utanç sarmalına girerken; bedeniyle ve kadınlığıyla olan bağı zedelenir. Partner ise başlangıçta anlayışlı ve sabırlı olmaya çalışsa da, zamanla reddedilmişlik, yetersizlik veya eşine acı verme korkusuyla cinsel yakınlıktan tamamen uzaklaşabilir. Çift, başarısız denemelerin yarattığı o ağır hayal kırıklığını tekrar yaşamamak için cinselliği ve hatta masum fiziksel temasları bile hayatlarından çıkararak yoğun bir kaçınma (avoidance) davranışı sergiler. Konuşulmayan bu "sır", evin ortasında büyüyen görünmez bir duvara dönüşerek; çiftin arasındaki şefkat bağını, oyunculuğu ve duygusal yakınlığı yavaş yavaş aşındırır.
Çift ve Cinsel Danışmanlıkta Vajinismusla Çalışmak
Cinsel danışmanlık sürecinde temel hedef, sadece "cinsel birleşmeyi sağlamak" gibi mekanik bir sonuca (performansa) odaklanmak değil; çiftin cinsellikle, hazla ve birbirlerinin bedenleriyle kurdukları kaygı dolu ilişkiyi güven ve şefkat zemininde yeniden inşa etmektir (Kaplan, 1974). Seans odasında öncelikle detaylı bir psikoeğitim verilerek; kadının yaşadığı kasılmaların kişisel bir tercih veya eşi sevmeme durumu olmadığı, beynin koruyucu bir refleks (yanlış alarm) sistemi olduğu aktarılır. Bu bilimsel gerçeklik, kadının üzerindeki utanç yükünü alırken, erkeğin de reddedilmişlik hissini onarır.
Bilişsel müdahaleler aracılığıyla; cinselliğin mutlaka acı verici olduğu, kızlık zarının aşılması zor kalın bir duvar olduğu veya ilk gecenin kanlı ve travmatik geçeceğine dair toplumsal kökenli yanlış inançlar (mitler) şefkatle yapılandırılır. Sürecin davranışsal ayağında, Masters ve Johnson (1970) tarafından geliştirilen "duyusal odaklanma" (sensate focus) egzersizleri kilit bir rol oynar. Çiftin evde, kendi özel alanlarında uyguladığı bu egzersizlerde cinsel birleşme (penetrasyon) hedefi tamamen yasaklanarak performans kaygısı sıfırlanır; amaç sadece dokunmayı, hissetmeyi ve bedeni bir savaş alanı olmaktan çıkarıp yeniden güvenli bir "haz alanı" olarak kodlamayı öğrenmektir. Kademeli pelvik taban farkındalığı çalışmalarıyla kadın, kendi bedeninin kontrolünü aşama aşama yeniden eline alır. Erkek partnerin talepkar bir figürden ziyade destekleyici bir yol arkadaşı olduğu bu bütüncül süreç sonucunda çift; sadece vajinismus döngüsünü kırmakla kalmaz, eskisinden çok daha şeffaf, anlayışlı ve tatminkar bir yakınlık kapasitesi geliştirir.
Kaynaklar
Crowley, T., Goldmeier, D., & Hiller, J. (2009). Diagnosing and managing vaginismus. BMJ, 338.
Kaplan, H. S. (1974). The new sex therapy: Active treatment of sexual dysfunctions. Brunner/Mazel.
Masters, W. H., & Johnson, V. E. (1970). Human sexual inadequacy. Little, Brown.